Merhaba dünya!

19 Ocak 2010

 Değerli Kaktüs Sever Dostlar.

Dünyaya gelmemizle birlikte önce annemizden sonra da çevremizden bir şeyler almaya başlıyoruz, biz de agu ve gülücükler ile başlayan sevgiyi çevremize hem vermeye hem de almaya başlıyoruz.

Böylece paylaşma denen olgu ile karşılaşıyoruz. Eğer paylaşmayı sevmeyen bir kişiliğe sahipsek, çevremizi de böyle algılıyor ve gittikçe toplumdan kopan, gönül kapısı kapalı, bencil ve akıntıya kürek çeken bir varlık olmaya başlıyoruz. Paylaşmaktan hoşlanan bir yapıya sahip isek bu sefer herkes ile iç içe, sevgi dolu ve tabiatın akış yönünde giden bir varlık haline dönüşüyoruz.

 Çevremizi saran doğaya baktığımızda bir biri ile çok sıkı yaşamsal dönü içinde bulunan, birbirine bir şeyler verip alan, paylaşan muazzam bir düzen var. Biz insanlar da, bu düzenden yapımız doğrultusunda pay alıyor ve yaşantımızı sürdürüyoruz.

Kaktüs sevenler grubu ile, çok net hatırlayamıyorum ama galiba 2006 veya 2007 yılında, Hürriyet Gazetesinde değerli Ahmet Altan ve Ali Kangal dostlarımızın bir röportajı ile tanıştım. Grubun temelinde tamamen yaşam ilkelerim ile bire bir örtüşen kaktüs ile yoğunlaşmış tabiat sevgisi ve paylaşım vardı. Bunu hissettiğim andan itibaren grup ile yazışmak, görüşmek ve paylaşmak doğrultusunda elimden geldiğince katkıda bulunmaya çalıştım ve grubun diğer üyelerinden de aynı katkıları aldım. İnanır mısınız, bu gruba girmek ile yaşantımın en iyi kararlarından birini verdiğime inanıyorum.

Eski üye dostlar için bir şey demeyeceğim, zira onlar da aynı duyguları paylaşıyor. Yeni giren  veya yeni üye olanlardan, üyeliklerini sürdürebilenler de bir müddet sonra bu yazılanlardan farklı düşünmeyeceklerinden adım kadar eminim.

İki dost arkadaşın başlattığı ve çok çabuk olarak 5–6 kişiyi bularak genişleyen bir topluluk, bir internet grubu, bir dernek haline geldiyse temelinde var olan sevgi ve paylaşmadan dolayı bu gelmiştir. Sevgi dolu bu topluluğu oluşturan, katkısı bulunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Sağlık ve sevgi dolu günlere hep birlikte ulaşalım.

Turgut Yalkı – BURSA